Stres, Depresyon ve Panik Atak İçin Buteyko

Endişelenmeyi Bırakın ve Zihninizi Sakinleştirin

Stres, Depresyon ve Panik Atak İçin Buteyko Metodu

Zihin bulanıklığı, konsantrasyon eksikliği, hafızada zayıflık, baygınlık hissi, baş ağrısı, korku, kaygı, tedirginlik, endişe, stres, asabiyet, depresyon, panik atak, sürekli düşünen zihin ve uyku düzensizlikleri, gerçeklerden uzaklaşma kronik hiperventilasyonun (fazla solunumun) sonuçlarıdır.

Kronik hiperventilasyon, vücudumuzun ihtiyacından fazla miktarda havayı soluma alışkanlığıdır. Bu durumu kişinin ihtiyacı olandan fazla yemek yemesine benzetebiliriz.

İnsanın hayatta kalabilmesi için su, yiyecek ve hava gerekiyor. Peki, bunların içerisinde en önemli olan hangisi? Hangisinin yokluğuna vücudun tahammülü en azdır? Tabi ki hava! Hangi suyu ne kadar içtiğimize, neyi ne kadar yediğimize dikkat ederken soluduğumuz havanın niteliğine ve miktarına dikkat etmememiz ilginç değil mi?

Ne kadar fazla solunum yaparsak, vücudumuz o kadar çok oksijen açlığı çekiyor. Çünkü oksijen kanımızda halihazırda %95-99 oranında doymuş bir halde bulunuyor. Vücudumuzun oksijenlenmesi kandaki oksijenin dokulara ve hücrelere ulaşabilmesine bağlıdır. Oksijenin kan içindeki kırmızı kan hücrelerinden ayrılıp doku ve hücre düzeyine transfer olabilmesi akciğer ve kandaki karbondioksit miktarıyla doğru orantılıdır. Kişi hiperventilasyon yaptığında karbondioksit vücuttan atılır, bu da oksijenin kırmızı kan hücreleri içerisindeki hemoglobine yapışmasına yol açar. Sonuç olarak oksijenin organlara, dokulara ve hücrelere transferi engellenmiş olur. 1904’de Christian Bohr tarafından keşfedilmiş olan bu gerçek Bohr Effect (Bohr Etkisi) olarak bilinmektedir.

Modern yaşam tarzlarımız solunumumuz direk olarak etkiliyor. Güçlü duygu değişimleri, zaman kısıtlaması, korku, stres, endişe, fazla yemek yeme, işlenmiş gıdalar, fazla konuşma, fiziksel egzersiz yapmama, iç mekanların fazla sıcak olması ve büyük nefes almanın sağlıklı olduğuna dair yanlış inanç fazla solunum yapmamıza yol açıyor.

Stres hayatımızın içine yerleşmiş durumda. Finansal baskı, zaman kısıtlaması, trafikte sıkışıp kalma, çocukları en iyi şekilde yetiştirmeye çalışma, ilişkileri yürütmeye çabalama derken hep stresle baş başa kalıyoruz ve bu da “savaş ya da kaç” şeklinde tepki vermemize yol açıyor. Biz görünürde yaşamımıza normal bir şekilde devam ediyormuş izlenimi verirken, vücudumuz her soruna “savaş ya da kaç” moduyla tepki veriyor ve nefesimiz hızlanıyor, fazlalaşıyor, kalp hızımız artıyor, vücudumuz adrenalin üretiyor, kan iç organlarımızdan kollarımıza ve bacaklarımıza hücum ediyor; kısaca vücudumuz alarma geçiyor. Nefesimizin fazlalaşmasıyla akciğerlerimizden karbondioksiti dışarı atıyor, kan damarlarımızın daralmasına sebep oluyoruz. Böylece beynimize giden kan akışı azalıyor. İlaveten Bohr Etkisinden dolayı oksijen beyin hücrelerimize ulaşamıyor. Zihnimiz kontrol edilemez bir düşünce fırtınasına tutuluyor. Bir kısır döngü başlıyor; stres nefesimizi bozuyor, bozulan nefesimiz stres yaratıyor.

Biz, nefesinizi normal değerlere getirmenizi sağlayarak fazla solunumun yol açtığı tüm semptomlardan doğal bir şekilde kurtulmanıza yardımcı oluyoruz. Ayrıca panik atak krizlerinizi kontrol altına almayı öğretiyoruz.

Seanslarımızda Buteyko Metoduyla meditasyon yapmayı öğrenecek; nefesinizi izlemeyi, vücudunuzu hissetmeyi ve şimdiki anda yaşamayı deneyimleyerek huzuru, mutluluğu ve bütünselliği yaşamaya başlayacaksınız.

İlgili Makaleler:

Nefes, Düşünceler ve Meditasyon

Yürüyüşünüzü Meditasyon Haline Getirin

Budist Monk’un Buteyko Deneyimi

Referanslar:

1.www.buteykoclinic.com

2.McKeown P, AnxietyFree: Stop WorryingandQuietenYourMind,Galway, Patrick Mckeown.Net, 2010.

 

 

 

Telefon
0216 355 54 66
E-Posta